24 Ağustos 2010 Salı

1001İcat Sergisi...Sultanahmet

Gelelim 1001 İcat Sergisine, bence gerçekten MÜKEMMEL, mutlaka gitmelisiniz, bu sergiyi kaçırmamanızı özellikle tavsiye ederim.

Önce biraz bilgi vereyim. Sergi Sultanahmet'te bir çadırda, giriş ücretsiz, 18 Ağustos'ta açıldı, 5 Ekim'e kadar devam edecek. Şimdilik gece 03:00'e kadar açık ama Ramazan'dan sonra aynı saate kadar kalır mı bilemiyorum. Serginin sloganı; Dünyamızdaki islam Mirasını keşfedin.

Sergiyi gezmeden önce sizi 10 dakikalık bir filmin gösterildiği yere alıyorlar. Filmde Ben Kingsley oynuyor ve serginin amacını anlatıyor. Oldukça keyifli bir tanıtım. Ben biraz da web sitelerinden incelediğim bilgileri aktarmak istiyorum ki ilgisini çeken gitsin.

Aslında bütün anlatılan, Orta Çağdan beri İslam Medeniyeti tarafından keşfedilmiş ve bugün hala kullanılan bir çok icadın farkındalığını anlatabilmek. 1001 İcat adı da aslında 1001 tane icat olduğundan değil, Arapçada 1001 " çok, bol " anlamına geliyormuş, o yüzden adına 1001 İcat demişler.
Sergi gerçekten birbirinden ilginç standlar ile donatılmış, başlarında size geniş bilgi veren gencecik çocuklar var. Mekanikten sağlığa, Astrolojiden Eğitime kadar bir sürü icadın aslında çok çok önceden İslam Medeniyeti içersinde bulunduğunu görüyorsunuz. Bugünkü teknoloji içinde hala kullanılan bazı şeylerin ta Ortaçağ'dan kalma buluşlar olduğunu açıkça ben bilmiyordum, bilen insan sayısının da az olduğunu sanıyorum :)

Abdul Latif Jameel diye bir vatandaş bu sergi fikrini ortaya atmış, daha sonra da İngiliz Hükümetinin de desteğini alarak tüm Dünyayı gezmeye başlamışlar, buradan sonra da New York'ta devam edecek bu sergi. Bilim ve Teknolojinin 1000 yıl önce nasıl olduğunu, kimlerin neleri nasıl keşfettiğini örnekler ile anlatmak çokta kolay bir şey olamasa gerek, ama başarmışlar.

www.1001icat.com adresine girip baktığınızda, misyonlarını şöyle ifade etmişler; farklı inanç ve kültürlerden oluşan insanların İslam Medeniyeti içinde birlikte nasıl çalıştıklarını anlatmak.

Sergide 7 bölüm var; EV bölümü, PAZAR bölümü, OKUL bölümü, DÜNYA bölümü, EVREN bölümü, ŞEHİR bölümü ve HASTANE bölümü. Her bölümde de bir çok bilgi ve deney aletleri var.

Tabi serginin ana motifini de içeren EL-CEZERİ'in dev Filli Su Saati, serginin en esaslı eseri; ne peki bu filli su saatinin hikayesi.

Aslında Cezeri Sibernetik ve Robot Bilimin Babası olarak biliniyor;  Cezeri'nin en ünlü aracı olan saat; bir fil şeklindedir. Filin ortasında oturan adamın kalemi yarım saatte 7,5 dereceye gelince yukarıda bulunan bir kuş öter. Balkonda oturan adam sağ tarafındaki şahinin ga-gasından elini kaldırır, sol elini sol tarafındaki şahinin gagası üstüne koyar. Sağındaki şahinin gagasından, sağdaki yılanın ağzına bir top düşer, yılan topu filin sağ omzundaki vazoya bırakır, filin seyisi balta ile filin başına hamlede bulunur, sopalı sol elini kaldırır ve filin başına vurur. Top filin göğsünden çıkar, karnında asılı bir çan üze rine düşerek ses çıkarır, böylece yarım saatin geçtiği anlaşılır.


Bunun gibi daha bir çok ilgi çeken icat var, dediğim gibi, mutlaka gidin, pişman olmazsınız :)


Sevgilerimle,
Haluk
24.08.2010 22:45